
ROERICH PAKTI ve BARIŞ BAYRAĞI
Barış olan yerde kültür vardır;
Kültür olan yerde barış vardır.
Nicholas Roerich
Nicholas Roerich kariyeri boyunca Kültürü koruyabilmek için çeşitli sorunlarla ilgilendi. Kuzey Rusya’da, henüz çocuk yaşlarda amatör bir arkeolog olarak, çok nadide ve güzel eski sanat eserleri ortaya çıkardı. O, insanlığın yaratıcı dehasının en iyi ürünlerinin, neredeyse her zaman, yine insanlık tarafından ihmal edildiğini ve hatta tahrip edildiğini fark etmişti.
N.Roerich, geçen yüzyılın başlarında Kuzey Rusya’nın tarihi kasabalarını gezdi. Yıpranmış eski duvarların ve bozulmakta olan mimari eserlerin resmini yaptı. Aynı zamanda Rus Hükümetine, geçmişe uzanan bu çok değerli bağların korunmaları ve restore edilmeleri için talepte bulundu.
Daha sonra I. Dünya Savaşı ve Rus Devriminin meydana getirdiği tahribat, çabalarının daha da artmasına neden oldu. O, her ulusun Kültürel Mirasının esasen bir Dünya Hazinesi olduğunu idrak etmişti. Onun Kültürel Miras Düşüncesi, sadece eski kültürlere ait binalar ve güzel sanatlar gibi fiziksel kalıntıları değil, aynı zamanda yaratıcı faaliyetleri, üniversiteleri, kütüphaneleri, hastaneleri, konser salonları ve tiyatroları da içine alacak şekilde genişledi. Bunların tümü savaş ve ihmalin açtığı tahribattan korunmalıydı, çünkü bunlar olmadan hayat, dünya üzerinde kaba ve cahil bir zamandan ibaret olurdu.

Roerich, bu düşüncelerini gerçekleştirmek için uluslararası bir çabanın gerekliliğini açıkça görüyordu. Böylelikle 1920’lerde uluslararası hukuk uzmanlarının yardımı ile bir anlaşma taslağı hazırladı. Bu anlaşma “Roerich Paktı” olarak bilinmektedir.

“Roerich Paktı ve Barış Bayrağı” hareketi 1930’ların başlarında birkaç ülkede açılan merkezleri ile hızla büyüdü. Bruges / Belçika, Montevideo / Uruguay ve Washington DC.’de üç uluslararası konferans düzenlendi. Pakt, savaş ve barış sırasında dünyadaki kültürel yapıt ve faaliyetlerin korunmasındaki gerekliliği bildirmiş ve kültürel değere sahip tüm alanların “nötr” ilan edilip korunma metodunu da açıklamıştır. Bu, aynı Kızıl Haç’ın hastaneleri nötr ilan etmesi gibidir. Gerçekten de Roerich Paktı genelde Kültürün Kızıl Haçı olarak anılmaktaydı.
Kızıl Haç koruyucu bir sembol ve bayrak ile simgelendiği gibi, Roerich Paktı da bu sayfada görülen bordo sembolün beyaz bir bayrak üzerinde teşhiri ile simgelenir. Tüm kültürel faaliyetlerin olduğu ve tarihi değeri olan alanlarda dalgalanacak olan bu bayrak savaşta karşıt güçlere, buraların bağımsız ve nötr olduğuna işaret edecektir.
c“Madonna Oriflamma” resminde Barış Bayrağını altın haleli, mor cüppeli bir kadının tuttuğu görülüyor. Kadın, Barış Bayrağının koruyuculuğu ve savunuculuğunu temsil ediyor.

Nicholas
Roerich’in “Sofya - Her şeye Gücü Olanın Bilgeliği” adlı tablosunda bir
süvarinin Barış Bayrağını ateşler içindeki gökyüzünde
taşıyışı görülüyor ve onun altındaki bir şehri
çevreleyen duvar, Barış Bayrağının uçtuğu her yerde kültürü nasıl koruyacağını
sembolize ediyor.





Barış bayrağındaki sembol eski zamanlardan gelmektedir. Belki de en eski örneği taş devri muskalarında görülmektedir: etrafını çevreleyen çember olmadan üçgen şeklinde yerleştirilmiş üç nokta. Roerich, bu simgeye dünyanın çeşitli yerlerinde rastlamış olup onun, varoluşun üçlü doğasının derin ve sofistike anlayışını temsil ettiğini biliyordu (“Beyaz Taş”, “Moğolistan”, “Shara Muren”). Ancak bayrağın ve paktın amacına uygun olarak Roerich, çemberin kültür bütünlüğünü, üç noktanın ise insana ait kültürel faaliyetlerin en çok yoğunlaştığı sanat, bilim ve dini simgelediğini tarif etmiştir. O, ayrıca çemberin geçmiş, şimdiki zaman ve geleceği içine alarak zamanın sonsuzluğunu temsil ettiğini belirtmişti. Tüm dinlerin temelinde yer alan teslisin resmedildiği bu sembolün Kutsal Orijini, günümüzde Roerich Paktı ve Bayrağındaki anlamın esasını oluşturmaktadır. Bu sembol ve onun Barış anlamına gelen parolası “Pax Cultura”, Roerich’in insanlık için öngördüğü vizyonunu temsil etmektedir:
“Birleşelim!” dediğimde
“Hangi yolla?” diye soracaksınız.
“En kolay yolla” dediğimde katılacaksınız.
“Ortak ve içten bir dille,
Belki de Güzellik ve Bilgiyle.”
Nicholas Roerich